Kişisel Gelişim

 

 

Başkalarını Değiştirmeye Çalışmak

Mark Goulston & Philiph Goldberg


“Durumu değiştiremediğimiz zaman, kendimizi değiştirmek zorunda kalırız. ”

- VICTOR EMIL FRANKL

Geçtiğimiz günlerde terapi grubundaki dört çifte, “Aranızda kaçınız ilişkilerinin daha iyi olması için partnerinin değişmesi gerektiğini düşünüyor?” diye sordum. Hiç tereddüt etmeden sekiz el havaya kalktı. Sonra “Peki kaçınız kendinizin değişmesi gerektiğini düşünüyor” diye sordum. Tuhaf bir tereddüt anından sonra herkes elini kaldırdı, ama bunu inandıkları için değil, sadece kendilerinden böyle bir şeyin beklendiğini bildikleri için yapmışlardı.

İlişkiler sık sık tıkanır, çünkü iki taraf da bir değişiklik yapmanın zamanı geldiğini, ancak, bu değişikliğin karşıdaki tarafından yapılması gerektiğini düşünür. Değişim için baskı yaparken ya da böyle bir şeyin olmasını beklerken, karşıdaki insanı anlamayı tamamen bir tarafa bırakır. Bu davranış, özyıkıcı davranışlardan biridir, çünkü genelde işbirliği şöyle dursun, direnmeyi, hatta isyanı kışkırtır. Bu ise, hem kimsenin değişmemesi hem de kırgınlık ve acıyla sonuçlanır. Belki de en yaygın boşanma nedeni, eşlerden birinin, diğerinin hayal ettiği gibi olmayı başaramamasıdır.

Karşıdaki insanı değişinceye kadar kabul etmemek yerine, onu olduğu gibi kabul edip, değişeceğini umut edin.

Kuşkusuz, belli bazı tavır ve davranışlar kabul edilemez niteliktedir. Karşı karşıya olduğunuz böyle bir durumsa, düşüneceğiniz ciddi şeyleriniz var demektir. Karşınızdakinin kesinlikle kabul edemeyeceğiniz davranışlarını değiştirmeye çalışırsanız, bu işin ne kadar güç olacağının ve ne kadar perişan olabileceğinizin farkına varın, sakın bu işi hafife almayın.

Gelgeldim, hiçbir şey kar etmezse, en iyi strateji, önce kabullenmek ve sonra da değişeceğini ummaktır. Bu, ille de kaygılarınızı dile getirmemeniz gerektiği anlamına gelmez. Bu, yalnızca daha kabullenici bir yaklaşımı benimseme anlamına gelebilir. “Seni seviyorum, ama bu beni rahatsız ediyor ve değişebileceğini umuyorum” şeklindeki bir mesaj, “Ya değişirsin ya da...” şeklindeki bir mesajdan daha olumlu bir tepki doğuracaktır. Sizin kabul edilemez bulduğunuz özellikler, büyük bir olasılıkla karşınızdaki kişiyi de rahatsız ediyordur. Bu yüzden de sizin kabullenme davranışınız, karşınızdakinin gelişmeye devam etmesi için kendini yeterince güvende hissetmesini sağlayabilir.

Şartlı kabullenme, anne baba ve çocuklar arasında da büyük bir sorun yaratır. Örneğin, yalnız bir anne olan Gail ile kızı Marcy’i ele alalım. Gail, Marcy’nin kendine güvenen bir kadın olarak yetişmesini istiyordu, ne ki, Marcy fazla hırslı olmayan ve hatta disiplinsiz biriydi. İstediği özellikleri kızına aşılama isteği, Gail’i azarlama ve cezalandırmaya yöneltti. Bu, Marcy’i bir süre için motive etti, fakat çok geçmeden tekrar karşı gelmeye başladı. Kendi benliğini ispat etme uğruna geleceğini tehlikeye atmaya hazırdı.

“Marcy’i sadece kendisi olarak kabul edebilir misin?” diye sordum Gail’e. “Eğer yapamazsan, kızın tıkanıp kalacak, sen ise, kendini bir anne olmanın zevkinden mahrum bırakacaksın” dedim.

Gail’in, kızını olduğu gibi kabullenmesi için büyük çaba sarfetmesi gerekti, ama bunun karşılığını fazlasıyla aldı. Marcy aslında daha farklı davranmak istiyordu, ancak, bunun annesinin onayını almak için değil de, kendi seçimiyle yaptığından emin oluncaya kadar değişememişti.

İnsanların değişmelerini umarak beklemek, sizi bazen çıldırma noktasına kadar getirebilir. Benzer biçimde, onları değiştirmeye çalışmakla da, onları delirtebilirsiniz. Ama onları olduğu gibi kabullenip, değişeceklerini ümit ettiğinizi söylerseniz, bunu gerçekten yapabilirler.

KULLANIŞLI İÇGÖRÜ

İnsanları değiştirmeye çalışmayın; onları oldukları gibi kabul edip değişeceklerini ümit edin.

EYLEME GEÇME

• Bir dahaki sefere hayatınızdaki bir insanla ilgili hayal kırıklığına uğradığınızda, durup kendinize sorun, “Hiç değişmese de olur mu? Her durumda onu sevmeye devam edecek miyim?” Cevabınız evetse, beklentilerinizi değiştirmeyi başarabilirseniz, bu ilişkiden gene de mutluluk duymanız mümkündür.

• Kendinizi çaresiz bir kurban gibi hissetmek yerine, karşınızdakine etkin ve akılcı bir seçenek sunun.

• Karşınızdakinin iyi ve kötü özelliklerinin bir listesini çıkartın.

• Onu gerçekten kabullenmek istiyorsanız, iyi özelliklerine verdiğiniz değeri artırmak için uğraşın.

• Karşınızdaki kişinin kötü özelliklerini değiştirmeye duyduğunuz ihtiyacı, onun değişeceğini ümit etmeye dönüştürmeniz, doğru bir tercih olur. Mutluluğunuzu, başka bir insanın değişmesine bağlamanız doğru değildir.

• İçten olmayı katı olmaya tercih ettiğiniz için, kendinizle gurur duyun.

• Karşınızdakine onun değişeceğini ümit ettiğinizi söylemeyi tercih ediyorsanız, “Değiştirmemi umduğun bir şey var mı?” sorunu sorarak durumu dengeleyin. Oyun alanını düzelterek, onda büyük bir çabalama gösterme isteğini uyandırabilirsiniz.

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült