Kişisel Gelişim

 

 

Başı Ve Sonu Olmayan

Osho


İnsanlar bana “Bu hayat neden bu kadar anlaşılmaz?” diye soruyorlar. Ben nereden bileyim? Böyle! Sadece gerçek bu, teorilerden bahsetmiyorum. Kendi teorime göre yaşamın anlaşılmaz olduğunu söylemiyorum öyle olsaydı nedeni sorulabilirdi. Yaşam sadece böyledir. Ağaçlar yeşildir. Nedenini soruyorsun. Ağaçlar yeşil oldukları için yeşildir. Nedeni sorulamaz.

Nedenini sorabilseydin ve bu soru cevaplanabilseydi, o zaman yaşam sır olmazdı. Nedeni cevaplanabiliyorsa, o zaman yaşam bir sır olamaz. Yaşam hiçbir “neden” anlamlı olmadığı için sırdır.

Bir hikaye dinledim:

Nasreddin Hoca çömezlerinden birine bayatın bir kadın gibi olduğunu söylüyordu. Şaşırmıştım, o yüzden söylediklerini dikkatle dinledim.

“Kadınları anladığını söyleyen bir erkek, böbürleniyordun Kadınları anladığını zanneden erkek saftır. Onları anlıyormuş gibi yapan erkek muğlaktır. Onları anlamak isteyen erkek arzuludur. Diğer taraftan, kadınları anladığını söylemeyen erkek, onları anladığını zannetmez, onları anlıyormuş gibi yapmaz, batta onları anlamak bile istemez onları anlar!” diyordu.

Yaşam da böyledir. Yaşam bir kadındır. Yaşamı anlamaya çalışırsan, altüst olursun. Anlamakla ilgili her şeyi unut. Sadece yaşa, o zaman anlarsın. Anlayış entelektüel, kuramsal olmayacak; anlayış bütünsel olacak. Anlayış sözlü olmayacak; sözsüz olacak. Yaşam bir sır dememizin anlamı budur. Yaşanabilir ancak çözülemez.

Ne olduğunu bilebilirsin, ancak ne olduğunu söyleyemezsin. Sırrın anlamı budur. Yaşamın bir sır olduğunu söylediğimizde, yaşamın bir sorun olmadığını söylüyoruz. Bir sorun çözülebilir. Bir sır, çözülemez olandır. Çözülmezlik yerle bir olmuştur. Ve yaşamın çözülemez olması iyidir, aksi takdirde ne yapardın? Bir düşün. Yaşam bir sır olmasaydı ve birisi gelip onu sana açıklasaydı o zaman ne yapardın? İntihar etmekten başka yapacak bir şey kalmazdı. Bu bile anlamsız gelecekti.

Yaşam bir sırdır; tanıdıkça güzelleşir. Bir an gelir, birdenbire onu yaşamaya başlarsın, onunla birlikte akmaya başlarsın. Yaşamla aranda kozmik bir ilişki gelişir, fakat bunun ne olduğunu anlayamazsın. Güzelliği buradadır, sonsuz derinlik budur.

Başı ve sonu yoktur. Yaşamın bir başlangıcı ve bir de sonu nasıl olabilir? Başlangıç bir şeyin hiçlikten ortaya çıktığı ve bitiş de bir şeyin orada olduğu ve sonra hiçliğe döndüğü anlamına gelecektir. Bu daha da büyük bir sır olacaktır. Yaşamın başlangıcı olmadığını söylediğimizde, basit bir biçimde onun hep orada olduğunu söyleriz. Nasıl bir başlangıç olabilir? Hıristiyan din adamlarının söylediği gibi bir çizgi çizip yaşamın o anda başladığını söyleyebilir misin? Yaşamın İsa’dan dört bin yıl önce, bir pazartesi günü başladığını söylüyorlar. Elbette, bu iş sabah olmuş olmalı. İyi de, öncesinde bir pazar günü yoksa, o günün pazartesi olduğunu nasıl söyleyebilirsin? Ve öncesinde bir gece yoksa, sabahtan nasıl söz edersin? Bunu bir düşün.

Hayır, bir çizgi çizemezsin bu aptalca olur. Bir çizgi çizmek imkansız, çünkü çizgi çizmek için bile bir şey lazım. Bir şeyin ondan önce gelmesi lazım, aksi takdirde çizgi çizmek mümkün değildir. İki şey varsa, bir çizgi çekebilirsin, ancak sadece bir tek şey varsa, nasıl bir çizgi çizebilirsin? Evinin etrafını çevreleyen çit, bir komşun olduğu sürece mümkündür. Komşu yoksa, çitinin dışında hiçbir şey yoksa, çit var olamaz. Bunu bir düşün. Çitinin dışında kesinlikle hiçbir şey yoksa, senin çitin hiçliğe dağılacaktır. Nasıl var olabilir? Çitin dışında onu tutacak bir şeye ihtiyaç vardır.

Eğer belirli bir pazartesi günü yaşam başladıysa, öncesinde bir pazar gününe ihtiyaç vardır. Aksi takdirde pazar dağılacak, yıkılacak ve ortadan kaybolacaktır. Aynı şekilde hiçbir son mümkün değildir. Yaşam vardır, yaşam sadece vardır. Hep oldu, hep olacak. Yaşam sonsuzluktur. Bu konuda düşünmeye başlama. Yoksa onu kaçırırsın, çünkü düşünmekle geçirdiğin bütün o zaman boşadır. O zamanı kullan, o alanı kullan, o enerjiyi onu yaşamak için kullan.

 

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült