Kişisel Gelişim

 

 

Aldatma Ortak Bir Eylemdir

Pamela Meyer


Sizin onayınız olmadan kimse size yalan söyleyemez. Bir yalanın gücü dile getirilmesinde değildir yalanın gücü birisinin yalana inanmayı kabul etmesinde yatar.

Bir hissenin yükseldiğine veya elbisemin üzerimde müthiş durduğuna ya da bir hatırlatma notunun dikkatsizlik sonucu bana kopyalanmamış olduğuna inanmayı seçmem, sizin savınızı kabul etmeyi seçtiğim takdirde dünyayı nasıl gördüğüme bağlıdır. Bu bilgiye ilişkin yargım onu süzen şeydir, dolayısıyla açgözlülüğü uzak (açgözlülüğün hissenin yükseldiğini kabul etmeye istekliliğimi etkilemesine izin vermem), egomu sağlam (elbisemin üzerimde harika durduğuna inanmam gerekmez), düşünmeden hareket etme özelliğimi kontrol altında (bu işe feci şekilde ihtiyacım olmasına rağmen, şirketin altı ay içinde hala ödeme gücünün olacağını kabul etmemeyi seçerim) tutabilirsem, o zaman gerçeklere soğukkanlılıkla bakmaya başlayabilir ve tarafsız gözlerle hile işaretlerini görebilirim. Bu nedenle yaşamlarımıza yön veren efsanelerle başlıyoruz, çünkü siz yalan söylenmesini kabul etmediğiniz sürece kimse size yalan söyleyemez.

Jane Sullivan, bir yatırım şirketinin operasyon müdürünün 250.000 dolarını emeklilik birikimleri dolandırmasını kolaylaştırdığını çabucak kabul ediyor. Jane Güney Afrika’da bir elmas madenine yatırım yapmıştı; Şikago’da bir gayrimenkul şirketi olan Wex Trust tarafından işletilen bir yer. Operasyon müdürünün kendinden emin bir şekilde yüzde 30’un üzerinde kazanç öngörmesi üzerine baş döndürücü bir teklif olmuştu. Fakat çoğu insanın gerçek olamayacak kadar iyi veya sadece fevkalade riskli bulacağı bir şeye Jane balıklama dalmaya karar vermiş ve çeyrek milyon dolar yatırmıştı.

Birkaç ay sonra her şey ortaya çıktı. Operasyon müdürü tipik bir Ponzi şeması sıranın daha aşağılarında olanların yatırımlarından iyi kazançlar elde eden ilk yatırımcılarla kullanmaktaydı. Ve Jane’i hayal kırıklığına uğratan, Borsa Teftiş Kurulu üzerine atlamadan önce içerideki son yatırımcı olduğunu daha sonra öğrenmesiydi.

Jane mali meseleler konusunda deneyimsiz değil. Dünyanın en saygın meslek okullarının birinden işletme yüksek lisansı almış, Paris’te sağlam bir iş kurmuş ve sonunda ellilerinde New York’a taşınmasına ve yatırımlarıyla yaşamasına olanak veren başarılı bir emlak alım satım işi yapmış.

Öyleyse böyle bir dalavereye nasıl kanmış olabilir? Operasyon müdürü tarafından neden aldatıldı? “Aptallık ettim” diyor. “Beni uyandırmış olması gereken şeyleri gördüm ve görmezden geldim. Basit bir şekilde doğru olduğuna inanmak istedim.” Operasyon müdürü düzgün bir Wall Street yöneticisine benzemiyordu. “Had safhada itici bir görüntüsü vardı; terli ve aşırı kilolu” diye hatırlıyor Jane onunla ilk karşılaşmasını. “Fakat kendisiyle ilgili çok şen şakrak bir tutumu vardı. Dakikalar içinde onu tanıdığımı ve iyi bir dost olduğunu hissettim.”

Aslında Joseph Shereshevsky 2003 yılında banka dolandırıcılığı suçunu kabul etmiş, hüküm giymiş bir dolandırıcıydı. Fakat Jane bilmiyordu. “İnsanları nasıl ayartacağını biliyor. Bu konuda becerikli konuşmanın sonunda bir sürü soru sormuş, bir sürü veri görmüş ve ondan bir sürü hikaye dinlemiştim.”

Jane’in özellikle dikkatini çeken, vaat edilen en az on altı yıl boyunca yüzde 30 ila 80’lik bir karın cazibesiydi. İnanılmaz görünüyordu fakat sonuçta bu bir elmas madeniydi ve bunu milyonlar değerinde tecrübeli bir yatırımcı olan kayınbiraderiyle tartıştı. Olası getiriler onu da cezp etmişti ve birlikte tekrar tekrar Shereshevsky’yle buluşarak proje ve genel olarak elmas madeni hakkında daha fazla şey öğrendiler.

Fakat yatırımla giderek daha fazla ilgilenmeye başlayan Jane, evraklarda Shereshevsky’ye gösterdiği birkaç hata yakaladı tutmayan rakamlar, yasal evraklarda önemli hatalar.

“Her seferinde bana verecek bir cevabı vardı ve özellikle inandığım bir cevap da değildi. Fakat bana bir cevap verdiği için ben de meseleleri dert etmeyi bıraktım.”

Normalde Jane cin gibi bir işkadını, zeki ve akıllı. Böyle hatalar en azından işin baştan savma ve riskli olduğunu akla getirirdi. Muhakeme hatasına düşmesinin nedeni neydi?

Neden gemiyi terk etmedi?

Kendisi hakkında hayranlık uyandıracak kadar samimiydi. “Açgözlülük beni bozuyordu. Sadece hepsine inanmak istedim.”

 

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült