Yazınsal Yaratıcılığın Beş Yolu

Jean Z. Owen


Yaşamın istek ve gereksinmeleri için, yazma işini bir kenara bırakan bir yazardan kuşkulanırım. Hastalık, görev, keder, endişe, seyahat, ziyaret, tatil gibi etkenlerden biri, belki de yazmak için bir itki oluşturabilir. Haftalar, aylar, belki de yıllar sürebilecek olan bu etkenleri, yazma uğraşından ayırmamak gerekir. Bazen bir yazar nadasa yattığı bir dönemden, istek ve enerji dolu olarak çıkar. Bu dönemdeki saatin vuruşları, yazar için verimli bir dönemi haber veren çan sesleridir.

Bess Streeter Aldrich, Midwest’de bir çiftliğe gelin olarak gelen bir kadını anlattığı bir romanında şunları yazar: “Kadın bir gün bir yazar olmayı düşledi. Ama bakmak zorunda olduğu bir evi, bir ailesi ve ekip biçtiği toprakları vardı. Eve gelen paket kağıtlarının her kırışığını dikkatle ütüledi. Onları, içine haykıracağı güzel öyküler, zaman buldukça yazacağı şeyler için kullanmak üzere biriktirdi. Ve bir gün çocukları evlenip gittiler. Çiftlik kendi başına kaldı. Kadın, yıllarca kullanılmamaktan körelmiş olan yeteneğini keşfetti ve yazmak için gereken zamana kavuştu. Yazmak istediği öyküleri hala hissedebiliyordu. Ama parlak rüyalarına katlanmak ve onların uzağında durmak, özenle düzeltilmiş kağıt kümeleri boyunca, geride kaldığım anlamak zorunda kalmıştı. Ne yazık ki, bu kadın da binlerce iyi yazarın yapmış olduğu aynı yanlışı yaptı; hissettiği yazınsal yaratıcılığının gücüne güvendi. Oysa bu yaratıcılığı, uzun zamandır çalışmamanın ve zamanın etkisiyle zayıflamıştı.”

İyi bir yazar, yazma yeteneğini tek başına kalsa bile geriletmemesi gerektiği gerçeğini kabul eden yazardır. Otomobilinizi piyasadaki en güçlü akü ve bataryayla donatmış olabilirsiniz; ama uzun zaman çalışmadan bekletildikten sonra çalıştırırsanız, bir güçlendiriciyle desteklenmedikçe motor yeteri kadar azim ve şevkle çalışmayacaktır. Yaratıcı yetenek de aynı ilkeyle işler. Ne kadar uzun süre düzenli olarak yazarsanız, yeteneğiniz kendi kendine otomatik olarak iyi iş çıkarır.

Düzenli olarak uyguladığınız zaman, doğamızda var olan yeteneğin gelişmesine yardım etmeye hazır beş nokta" vardır:

I) Tür ayrımı yapmaksızın okuyabilirsiniz.

Bir yazar için okuma malzemesini geçici hevesle ve hayali yöntemle seçmek lüks değildir. Bir yazar genel kültür bilgisine yönelik yayın yelpazesini çok geniş tutmalıdır. Kendisi için uygun bir çıkış noktası olabilecek malzemeyi bulabilmek için piyasayı yoğun biçimde incelemelidir. Yayınlarla ve dünyayla ilgili önemli değişim ve gelişmeler hakkında bilgilenmelidir. Yazmak için çok fazla zaman ayırsa bile...

Geçen hafta çok özlediğim iki yazar uğradı bana. Onlardan biri, otuzlarında bir ev kadınıydı ve zaman bulduğunda yazacağı öyküyü anlattı. Belki, Kadının Ev Arkadaşı’na ya da Günümüzün Kadını'na benzeyen magazinlerde bir şans yakalayabilirdi. Ona gazete büfelerindeki bu magazinlerin hiçbirinin gerçek olmadığını, bu mutsuzluğu gösterdiğimde donakaldı. Diğer yazar, rüyasını bu magazinlerden ikisinin süslediği daha hevesli ve genç biriydi. O magazinleri bana anlatırken, onların gereksinimlerini, taleplerini, eğilimlerini ve yayın politikalarını iyi bildiğini kanıtlıyordu. Üstelik bir yazar olarak çalışırken, işinin püf noktalarını pazarın gereksinimlerine uygun duruma getirecek kavrayışa sahipti. Bu iki yazarın rüyalarının büyük olasılıkla gerçekleşeceğini tahmin etmek için hiç kimse kristal küreye gerek duymaz.

II) Diğer yazarlarla ilişki kurabilirsiniz.

Bir yazarla oturup yazarlık konusunda iyi bir söyleşi yapmaktan daha iyi, insanı yazar olmaya özendiren başka bir şey bulmak çok zordur. Yazar derneklerine, eleştiri gruplarına, çalışma ortamlarına, konferanslara katılmak, kendini pasif bir yazar hisseden bir insana katkıda bulunabilir. Yalnız akılda tutulması gereken çok önemli bir tehlike vardır: Bu katkı, edebiyatın denizinde bir ayak parmağının işlevi kadardır. Yazar gruplarına katılmak, geçici bir tatmin durumudur. Bazen yazarın kendini dışavurmasını cesaretlendirebilirler. Her profesyonel yazarın, üstün yetenekli arkadaşlarını hüzünle izlediğini biliyorum, ama yıllar içerisinde yazar kulüplerinden konferanslara, konferanslardan çalışma gruplarına aceleyle koşarak, yeteneklerini yavaş yavaş israf ettiklerini ve nadiren işlerini öğrenmek için araştırdıklarını görüyorum. Bunlar da gerçekten kağıt üzerine genel okurun gereksinimini yanıtlayan düzeyde tatlar içeren sözcükler düşürdüler. Yazar demeklerinin üyeleri, bazen şöyle bir eğilime sahiptirler; hem diğerlerinin edebiyat suyunda birlikte yıkanırlar, hem de niçin başarısız olduklarını düşünüp dururlar.

Şöyle bir durun ve düşünün: Bir yazar grubuna ait olmadan bir gelişme elde edemediniz ve hala yazmakla uğraşıyorsunuz. Başka yazarlar araştırın ve zaman zaman onlarla bir araya gelin. Yazmak, bir başına olabilir, insanı düşkırıklığına uğratabilir ve herkes bazen içindeki közü alevlendirecek birkaç seven insana gereksinim duyabilir.

III) Defter tutabilirsiniz.

Yeni başlayanlar, düşüncelerini, ilginç buluşlarını, diyalog parçalarını ve karakterlerine ait eskizlerini bir deftere not almalıdırlar. Bunlar bir şeyler yapmak için bir yazara şimdilik umut verici olmasa da, kendini yazmaya adadığı saatlerde çok işine yarayacaktır: Ama bu konuda da dikkat edilmesi gereken bir nokta var! Bir not defteri, toplantılarda tutulan defterler gibi aşırıya kaçmamalı. Gerçeği görme gücünü kaybetmenize asla izin vermeyin; enikonu bir not defteri amaç değil, sonuca varmak için bir araçtır. Bununla birlikte, belli sınırlar içinde kalındığı zaman, not tutmak çok değerli bir etkinliktir. Yaratıcı zekanızın kıvrak, kavrayıcı ve hünerli olmasına yardım eder; aynı zamanda daha sonra kullanacağınız zengin bir materyal deposu edinmiş olursunuz.

IV) Günlük programınızı farklı düzenleyebilirsiniz.

Çalışma programınızı nasıl oluşturacağınız ya da yazmak için zamanınızın olup olmadığından nasıl emin olabileceğiniz sorun değil. Yeter ki günlük etkinliklerinizi gözden geçirin; eğitim açısından yeterli iseniz, bunu tarafsız olarak yapmaya çalışın. Zamanınızın miktarını aileniz, işvereniniz ya da başkaları belirliyorsa, bir gün süresince birkaç dakikayı istediğiniz gibi geçirmek için buluş yapabilirsiniz. Hem kendi ev işlerini yapmak, hem de üç çocuğa bakmak zorunda olan, ayrıca iki işte çalışan bir kadın tanıyordum. Yaratıcı hünerlerine güvenmedi ve “yapamam” dedi. Planlar ve tasarılar geliştirerek, her gün kendisi için on beş dakika ayırabildi. Yalnızca on beş dakika! Ama sürekli yazıyor ve satıyordu. Önce küçük metinler yazdı ve sattı. Daha uzun ve karmaşık bölümler yazmak için can atıyordu. Böylece yeteneğini canlı tutuyor ve gelişiyordu. Bunun gibi tanıdığım başka bir yazar kahve molalarında ve öğle yemeği saatlerinde yazdığı bir romanını, bir yayıncının desteğiyle Hollywood’a sattı. Çok erken kalkan ya da çok geç saatlere kadar çalışarak ekstra çalışma zamanları kazanan yazarlar gösterebilirim. Öyle yazan insanlar biliyorum ki, örneğin her gün trenle gidip gelen çocuklu bir anne, trende geçirdiği oturma anlarının, çok değerli yaratıcı yalnızlık anları olduğunu biliyordu.

V) Kendi yolunuzu aydınlatabilirsiniz.

Trafik ışıklarının her zaman kırmızıda kalmayışı gibi, yazınsal çalışma da belirli bir noktada durmaz. Bir yazar genellikle yazmak istediğinde, günün her saatini çalışma saati olarak görür. Peki, bir yazar olarak yaşam şartlarınız değiştiğinde ne olacak? Düzenli olarak çalışmaya kendinizi verebilecek misiniz? Ya da kendi ürettiğiniz değişmeyen ezici engelleri bulabilecek misiniz?

Yedi yıl önce, Laura M. ile ilk kez karşılaştığımda, yazdığı sözcüklerdeki çabuk kavrama yeteneğiyle, şaşılacak ustalığıyla bende izlenim bırakmıştı. Başarılı bir yazar olduğundan emin görünen hiç kimseyle mücadele etmedim. Ama o ailevi nedenlerle yazınsal rüyalarını paket yaparak bir naftalin bilyesi gibi uzağa koymak zorunda kalmıştı. Bununla birlikte, arkadaşlarına ve ilişkide olduğu diğer insanlara uzun mektuplar yazarak, yeteneğini köreltmedi. Okul program lan ve sosyal gruplar için oyunlar yazdı. Bu tür yazılarla kendine ilginç bir ün sağladı ve herkes onu “sevimli ışık şiirleri'’ diye çağırdı.

Bir yıl kadar önce, onun en küçük çocuğu okul çağma geldiğinde, yeteneğini gerçekleştirmek için özgürlüğünün sonuna gelmişti. Ama bununla birlikte güneş doğuyordu ve Laura biçilmiş otu güneşte kurutmayı bilemedi. Ah, yorgundu! Ama önünde duran birçok umulmadık malzeme buldu. Artık bir yazar olarak farklı şeyler yazmayı keşfediyordu. Henry Amca’ya ve Kuzen Glady’ye mektuplar yazmayı bıraktı. Bir öykü üzerinde çalışma disiplinini keşfetti.

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

Edebiyat

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült