Okuma Zekasının Demokrasiye Katkısı

Selahattin Yaylamaz


Okuma Zekası gelişmemiş bir toplumda demokrasi kesinlikle gelişemez. Demokrasiyi yaşamak ve içselleştirmek ancak ve ancak Okuma Zekası ile mümkün olabilir. Aksini düşünmek abesle iştigaldir. Demokrasinin yerleşemediği ve de gelişemediği ülkelere bakmak, bu konuyu anlamak için yeterlidir. Okuma Zekası yüksek ülkelerde demokrasi de gelişmiştir, kültür de sanat da.

Dünya ülkelerine şöyle bir bakınız; önce Avrupa’ya dikkat ediniz, sonra Amerika, sonra Asya, sonra da Afrika ülkelerine dikkatinizi yöneltiniz. Kimi yerden açlık kokusu, sefalet görüntüleri; kimi yerden de kültür, sanat, iktisat, icat resimleri gözünüze çarpacaktır. Olumsuz her resmin Afrika ve Asya’dan, olumlu her resmin ise Avrupa ve Amerika’dan gözümüze yansıdığını göreceksiniz.

Dünya milletlerini millet yapan sadece ekonomik kalkınmışlık değildir. Milletler kültür ve sanatları ile daha çok iz bırakırlar fakat kültür ve sanat da ekonomik gelişmişlikle son derece bağlantılıdır. İşte, Türk kültür ve medeniyeti ortadadır. Kültür, edebiyat ve sanatta Türk medeniyetinin derinliğini ve ihtişamını anlatacak cümle kurmak oldukça zordur. Bize düşen bu ihtişamı idrak edebilmektir.

Türkler bu inanılmaz medeniyeti pek tabii ki ekonomik kalkınma ile birlikte sağladılar. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Doğası gereği insan, acil insani ihtiyaçtan karşılandıktan sonra ruhsal ve duygusal doyum peşinde koşar. Bu çaba sonucunda da kültür, sanat ve medeniyet ortaya çıkar.

Okuma Zekası yüksek ülkelerde demokrasi de gelişmiştir, kültür de sanat da.

Büyük bir tarihi birikime sahip olan milletleri bir düşününüz. Türkler, Almanlar, Araplar, Fransızlar, İngilizler, Yunanlılar, İtalyanlar, Çinliler, Japonlar, Ruslar, Mısırlılar, hanlılar vb. Bu liste çok uzamaz, birkaç tane daha eklenebilir. Bahsi geçen bu ülkelerin ya da milletlerin tarihi akışına bakarsanız ortak özelliklerinin güçlü bir tarihe sahip olmak olduğunu görürsünüz. Güçlü tarihten kasıt; ekonomik, askeri, kültürel alanlar ile sanat ve medeniyet alanındaki ilerlemedir. İşte tüm bu ilerlemenin merkezinde ise hiç kuşku yok ki bilim vardır. Bilime önem veren, bilimin gücünü idrak eden milletler, her sahada kalkınmışlar, askeri ve siyasal bakımdan da zaman zaman dünya liderliği yapmışlardır. Yaşamın merkezine insanı ve bilimi koyan nice toplumlar, toplum olmanın ötesine geçerek kendi milletlerini ve medeniyetlerini yaratmışlardır.

Böylesi bir medeniyete sahip olan biz Türkler de halihazırda birikmiş medeniyetimizi tüketmekle meşgulüz. Medeniyetimizi ileriye taşıyamaz durumdayız. Sanat hazinemizin üzerine yenisini koyamıyoruz, iktisadi anlamda yer altı ve yer üstü muazzam kaynaklara sahipken bu kaynaklardan yararlanamıyoruz. Dünyanın her yerine sattığımız fındık ve kayısıdan başka çok bir şeyimiz yok. Dünya markası yaptığımız bir otomobil, bir uçak, bir telefon markasına sahip değiliz. Neden? Çünkü her başarı önce bireyin zihninde başlar. Zihni işleten sistem ise Okuma Zekasıdır. Evet, insan beyninin işletim sisteminin adı bir başka deyişle Okuma Zekasıdır.

Okumaya ve bilime önem verdiğimiz geçen yüzyıllarda iktisadi, siyasi, sanat, kültür alanında dünyanın bir numarası olmadık mı? Rusları, İngilizleri, Fransızları, Japonları, Almanları dünya liginde lider yapan unsur esas itibarıyla bilim değil midir? Dikkat ediniz lütfen; Okuma Zekası gelişmiş ülkelerin her sahada kalkındıklarına ve kalıcı medeniyetler kurduklarına şahit oluyoruz. Okuma Zekası gelişen ülkeler kalkınıyor, gelişmeyen ülkeler de doğal olarak geriye gidiyorlar.

Her başarı önce bireyin zihninde başlar. Zihni işleten sistem ise Okuma Zekasıdır.

Okuma Zekasının bir iksir niteliğinde olduğunu kavrayan kimi küçük toplumlar, dev medeniyetleri geride bırakmaya başlamışlardır. Finlandiya bunun en çarpıcı örneğidir. 25.000 Euro kişi başı milli gelir ile dev milletlere kafa tutmaktadır. Bu başarıyı eğitime ve bilime borçludur.

iktisadi, sosyal, demokratik, kültürel ilerlemenin olmazsa olmaz şartı Okuma Zekasıdır. Okuma Zekası gelişmiş bir toplum söyleyiniz ki çağdaş toplum normlarına sahip olmasın.

Son 50-60 yıldır Okuma Zekası yükselen ülkelere göz atalım: Finlandiya, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya, ABD, Kanada vb. bu ülkelerde hem ekonomi, hem demokrasi, hem kültür, hem de sanat son derece gelişmiştir.

Tersi bir tabloyu inceleyelim: Okuma Zekasından yoksun toplumları ya da milletleri inceleyelim: Araplar ve Türkler başta olmak üzere çoğu Afrika, kimi Asya ülkeleri Okuma Zekasından yoksun toplumlardır. Arap dünyasında, Afrika ve Asya’daki çoğu ülkede ekonomi, demokrasi, kültür ve sanatın ne durumda olduğu açıktır. Türk milleti olarak Okuma Zekamızın yükselmesi için azıcık bir gayret bile bizi dünya lideri yapmaya yetecektir. Belki de bunu bilen kimi sosyal mühendisler aksi yönde özel bir çaba göstermektedir.

Her nasıl olursa olsun yine sosyal bilimcilerin bildiği bir şey daha var ki her şey aslına çeker. Tohum aslına çeker, toprağa atılan tohum en nihayetinde yeniden tohum olur. Kesilen çınar ağacı yine dibinden ışgın verir yine dev bir çınar olur. Bir insan yüz, iki yüz yıllık aile tarihi neyse en sonunda o olur. Bir millet de aslında ne ise öyle olur. Türk milleti de büyük bir millettir. Daha fazla tahammül edemeyecek, bilime tekrardan yönelecektir. Hatta yönelmektedir de. Okuma Zekası gibi nice projeler Türkiye’nin önünü açan projeler olacaktır.

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

Edebiyat

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült